12 Kasım 2009

Hatırlamamak İçin

boşuna çıkmışız o yokuşları
ellerim avuçlarında
kısık sesiyle
uydurduğu bir şiiiri mırıldanmakta
ne lüzumu vardı

her yüz buluşum yüzünde
her bakışım incecik ter
sırlanır yapışır gömleğime
nasıl dinlemektedir gözlerimi gözleriyle
lüzumu var mıydı

anlatır
hür sevideyiz
mavi sabahımızda körfezin gölgesi
sıtma tutmuş gibi bacaklarımız
nehir geçiyoruz yaprakların genzinden

maviyi canından bezdiren
o seyirlerdi 

ki onlar
lüzumsuz olanlardı

Hiç yorum yok: